February 2012
13 posts
1 tag
1 tag
Kimseye etmem şikayet…
vernissage
Daha başlamadı ki!
Babam burnumda tütüyor.
Bu yokuş en güzel yokuş.
January 2012
4 posts
-Finding is losing something else. I think about, perhaps even mourn, what I lost to find this.
Dalgada akıl olsaydı, yutardı bizi.
Yenilmeye mahkum olacağımı bile bile satranç taşlarına dokunduğum günlerde beni hastalığın yuttuğu, sonrasında seni haritanın yuttuğu, beni şeytanlığın yuttuğu, seni masumluğun yuttuğu, beni suskunluğun yuttuğu, seni kızgınlığın yuttuğu, beni pişmanlığın yuttuğu, zamanın bizi uyuttuğu…
December 2011
3 posts
November 2011
1 post
öngörü
Önyargı dediğiniz şey her zaman ama her zaman yanılır. Onunla ilgili tek gerçek onu söyleyen hakkında doğruyu söylemesidir. Öngörünüz gelecek hakkında yanılır fakat sizi görmeme yarar.
September 2011
6 posts
1 tag
1 tag
7 tags
1 tag
Bazen de çok üzülürüz. İçimiz parça parça olur. İçleniriz. İnciniriz. Hayat denen saçmalık bitmez de bitmez.
1 tag
August 2011
10 posts
1 tag
1 tag
1 tag
2 tags
Yol ayrımında değlim;
Seçmek
Yanlış yola girmek demek.
Ex Profeso
Elimden gelse bana kıymet verdiğini bildiklerime sahip oldukları sabrın biraz daha fazlasını üflemek isterdim. “Biraz daha bekleyeceğiz. Sonra söz, iyi olacağım. Yanınızda olacağım” diye. Bunu söylerken işe dinlenmeden gidiyor, eve sürünerek dönüyor oluşum pek umut verici değil, farkındayım.
Çıkıp yürümek isterdim, orada olma vaktim gelene kadar.
Dashboard bozuk :(
July 2011
4 posts
“Selanikli” sen oluyorsun bazen gözümde. O kadar büyüksün.
Okuduysan tahmin edersin, ben de Kapadokyalı bir Rum olduğundan Yunanca’sı bozuk, kavisli kaşları olanım: Devletin siyasî suçlu îlan ettiklerine yardım etmekten çekinmeyen, masum yüzü sebebinden şüphelenilmeyen.
Eskiden evde bir ikona dolabı varmış. Yedikule’de “Selanikli” işkence görmüş. Sevdikleri...
June 2011
15 posts
1 tag
“O zaman, insan, diye açıklıyordu Luvi, serçe gibidir. Özgürce gider, gelir. Can uçmak isterse uçar. Bir yuva yapmak isterse yapar. Yuva yapmak için gereken darı, saman, yıkanmak ya da içmek için gereken su “Tanr”ının olduğundan,bunları herkes için yarattığından. Hepsini anladın mı? Çünkü anlamadıysan daha ileri gidemeyiz.”
Şiir gibi, efsun gibi, deniz köpüğü gibi, can çekişen bir serçeyi iyi edecek şefkat gibi, güneşli bir günün içindeki cıvıltılar gibi, gökte kıvrılan rengarenk uçurtmalar gibi, denizler geçerken suskun kalanları sarhoş eden aşklar gibi, verdiği serin tadıyla kuzey gibi, dört duvar arasında dinlediğimiz muhteşem şarkılar gibi, kapı diplerinde sevdiğimiz yerlere gitmek için bekleyen içi kelebek dolu...
- “Bundan böyle geri çekilmeyeceğiz. Burada bekleyeceğiz.
5 tags
Üzgünken defterlerin vardır. Yalnızken defterlerin vardır. Kimsesizken defterlerin vardır. Hastane yataklarında defterlerin vardır. Yollarda defterlerin vardır. Biriken, biriken, biriken - ikibinyedi temmuzuyla beraber katlanarak biriken- defterlerin vardır.
Kalem ve mürekkep birbirine o kadar uygun düşer ki neredeyse müdehalen olmadan…
Böyle böyle öleceğiz demek ki.
Her gün biraz...
Bachmann
“Bir sorun çıkmış halatlarda,
Çağrılıyorsun ve mutlusun
Seni gereksindikleri için.
Enginlere açılan gemilerde çalışmaktır en iyisi,
Halat düğümlemek, su boşaltmak,
Delikleri yamayıp yüklere bakmak.
En iyisi yorulmak ve yığılıp kalmaktır akşamları.
En iyisi uyanmaktır sabahın ilk ışıklarıyla, Yerinden oynatılamayan ufkun karşısına dikilmek,
Aldırmamak hoyrat denize
Ve dalgaların...